Disambig.svg Ayrıca bakınız: Ağız
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2007 yılında
28. haftanın sözcüğüydü.

TürkçeDüzenle

HecelemeDüzenle

a·ğız, çoğulu a·ğız·lar

KökenDüzenle

Eski Türkçe açmak

YazılışlarDüzenle

Eski Yazı: آغیز

Düzenle

ağız (belirtme hâli ağzı, çoğulu ağızlar)

 
[1] Ağız
ağız hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (anatomi) yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk
  2. bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü
    Küçük bir ağız.
  3. kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
    Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. - H. R. Gürpınar
  4. bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, kavşak, munsap
    Çay ağzı.
  5. koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık tarafı
    Körfezin ağzı.
  6. çıkış yeri
    Şimdi tünelin ağzında değilim artık. - A. Ağaoğlu
  7. birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak
  8. kesici aletlerin keskin tarafı
  9. üslup, ifade biçimi
    Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler. - T. Buğra
  10. , kenar
    Topun ağzında; uçurumun ağzında.
  11. (dil bilimi) aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili
    Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. - S. F. Abasıyanık
  12. (müzik) bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü
  13. (mecaz) birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği
  14. (biyoloji, yiyecekler) ağan

DeyimlerDüzenle

Sözcük birliktelikleriDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

AtasözleriDüzenle

AzericeDüzenle

Düzenle

ağız

  • (anatomi) ağız

Karaçay BalkarcaDüzenle

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem|Düzenle

  1. akıtmak, düşürmek, dökmek