çıkmamak

TürkçeDüzenle

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi چيكمماك(çıkmama + -k).

SöylenişDüzenle

  • IPA(anahtar): /ˈt͡ʃɯcmamac/
  • Heceleme: çık‧ma‧mak

EylemDüzenle

çıkmamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çıkmaz)

  1. (/-i) vermeye katlanmamak
    Paraları çıkmayınca sopayı bastılar.
  2. artırmamak, fiyatı yükseltmemek
  3. artmamak, yükselmemek
    Fiyatlar çıkmadı.
  4. ay veya mevsim geçmemek
    Kış çıkmadı. Mart çıkmadı.
  5. Ay, Güneş görünmemek
  6. ayrılmamak, sıyrılmamak
    Bebeğin patiği çıkmadı.
  7. belirmemek, tanınmamak
  8. belli veya görünür bir durumda bulunmamak
    Tencerenin bakırı çıkmadı. Zayıflıktan kemikleri çıkmamış.
  9. binaya kat eklememek
    Evin ikinci katını çıkmadan havalar bozuldu.
  10. bir araştırma, bir inceleme sonucu bulmamak
    Sularda bakteri çıkmadı.
  11. bir durumla ilgili niteliklerini kaybetmemek, bir durumdan başka bir duruma geçmemek
  12. bir iddia ile ortalıkta görünmemek
  13. bir konu yetkililerce karara bağlanmamak
  14. bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmemek, mezun olmamak
  15. bir sebeple bulunulan yerden ayrılmamak
  16. bir şeyin düzeni bozulmamak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmemek
    Ev, ev olmaktan çıkmadı ki.
  17. bir şeyin yukarısına doğru yürümemek
  18. bir yere ulaşmamak, varmamak
  19. bitmemek, büyümemek, sürmemek
    Bıyığı çıkmadı'.
  20. boy ölçüşmemek, karşı gelememek
    Güreşte ona çıkmayacak kimse çok.
  21. bulunduğu yerden fırlamamak, kopmamak
    Arabanın direksiyonu çıkmadı ki.
  22. bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmememek, taşınmamak, ayrılmamak, ilgisini kesmemek
  23. bulunmamak, var olmamak
  24. buluşmamak
    Kravatın boyası gömleğe çıkmadı ki.
  25. büyük abdest bozmamak
  26. davranışta herhangi bir niteliği bulunmamak
    Akıllı çıkmadı ve arkadaşına uydu.
  27. duyulmamak, yayılmamak
  28. eksilmemek
  29. elde edilmemek, istihsal edilmemek, sağlanmamak
  30. erişmemek, görmemek
  31. gelmemek
  32. gerçekleşmemek
  33. gitmemek, içeriden dışarıya varmamak
  34. herhangi bir durumda olduğu anlaşılmamak
    Alacaklı çıkmamak. Borçlu çıkmamak. Kârlı çıkmamak.
  35. karaya ayak basmamak
  36. mâlolmamak
    Bu ev dört milyona bile çıkmadı.
  37. meydana gelmemek
  38. niteliği sonradan anlaşılmamak
  39. olmamak, oluşmamak, teşekkül etmemek
    Fırtına çıkmamak. Soğuk çıkmamak.
  40. oyunda herhangi bir rolü oynamamak
  41. piyasaya sürülmemek
  42. sesini yükseltmemek
  43. süresi dolduğunda ayrılmamak
    Cezaevinden çıkmamak. Daireden çıkmamak. Hastahaneden çıkmamak.
  44. talihine veya payına düşmemek, isabet etmemek, vurmamak
    Arkadaşa piyango çıkmamış. Bize yine gezi çıkmadı. Bu işten size de bir şey çıkmaz.
  45. unutmamak
    O söz benim hatırımdan çıkmadı.
  46. verilmemek
    Emir çıkmamak. Maaş çıkmamak.
  47. yapılmamak, yürümemek
    Bu dairede işler kolay çıkmaz.
  48. yayılmamak
    Kuyudan pis kokular çıkmıyor ki.
  49. yayımlanmamak
  50. yeni yetişip satışa sunulmamak
    Çilek daha çıkmadı. Erik çıkmamış.
  51. yerinden oynamamak
  52. yetişecek ölçüde olmamak
    Bu kumaştan bir palto çıkmaz mı?
  53. yetkili birinin makamına için gitmemek
  54. (mecaz) harcamamak zorunda kalmamak
    Paradan çıkmamak.
  55. (sosyoloji) flört etmemek
    Sevim kimseyle çıkmadı.

Karşıt anlamlılarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle