TürkçeDüzenle

SöylenişDüzenle

IPA(anahtar): ecmɛc
Heceleme: ek‧mek

KökenDüzenle

Osmanlı Türkçesi اكمك‎, o da Eski Türkçe epmek (otk) (epmek), ötmek (otk) (ötmek) kelimelerinden gelmektedir.

Düzenle

ekmek (belirtme hâli ekmeği, çoğulu ekmekler) -ği

ekmek hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (hamur işleri, yiyecekler) tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, saçda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
    Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. - Yusuf Ziya Ortaç
  2. (mecaz) (yalnızca tekil) insanın geçimini temin eden
    Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. - Necati Cumalı
  3. (halk ağzı, yiyecekler) (yalnızca tekil) , yemek
    Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. - Tarık Buğra

Eş anlamlılarDüzenle

Üst kavramlarDüzenle

Yan kavramlarDüzenle

Alt kavramlarDüzenle

DeyimlerDüzenle

Sözcük birliktelikleriDüzenle

Türetilmiş kavramlarDüzenle

ÇevirilerDüzenle

EylemDüzenle

ekmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi eker)

  1. bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
  2. -i toprağı ekip biçmek için kullanmak
    Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. - Memduh Şevket Esendal
  3. -e serpmek
    Yemeğe biber ekmek.
  4. (mecaz) bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak
    Fesat tohumları ekenler kötü insanlardır.
  5. (argo) birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak
    Lâle ile Günnur, kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler. - Haldun Taner
  6. (argo) parayı boşuna harcamak
  7. (argo) yarışta geçmek

Eş anlamlılarDüzenle

Zıt anlamlılarDüzenle

DeyimlerDüzenle

ÇevirilerDüzenle

KaynakçaDüzenle

  • Türk Dil Kurumu: "ekmek"

AtasözleriDüzenle

GagavuzcaDüzenle

KökenDüzenle

Eski Türkçe ötmäk

Düzenle

ekmek

  1. (hamur işiler, yiyecekler) ekmek

KaynakçaDüzenle

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

TürkmenceDüzenle

EylemDüzenle

ekmek

  1. ekmek, dikmek
  2. kırmak, dağıtmak, işe yaramaz hâle getirmek

KaynakçaDüzenle

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.